Lütfen hatırlayınız: 405 benim ekmek kazandığım, sizlere bir ücret karşılığında verdiğim, sizin talep ettiğiniz bir şey falan değil. Bu benim kendi kendime eğlencem, benim sevdiğim bir uğraş. Kimi örgü örer, kimi resim yapar, kimi de yazı yazar. O yüzden lütfen arada bir arz/talep ilişkisi yaratmayın.
Aslında dikkat ederseniz, (belki yine kendimi beğenmişlikle suçlanacağım ama) bana gelen dramaların büyük çoğunluğu aksini iddia etseler de beni fazla ciddiye aldıkları için bunu yapıyorlar. Bu bir hikaye, ve benim zevk aldığım bir hikaye. Ben bu hikayeyi seviyorum, sevmesem yazmak aptallık olurdu. O yüzden sanki 405'i sevmem suçmuş ve salaklıkmış gibi davranmayın. Ne derseniz deyin ben yazmaya devam edeceğim, yayınlasam da yayınlamasam da. Yayınlasam da yayınlamasam da sizin hayatınıza bir etkisi olduğunu sanmıyorum.
O yüzden mutlu olalım, hoşgörülü olalım, başkasının bahçesine girip çiçeklere basmayalım. Beni rahat bırakın, ben kendi bahçemde oyunlarımı oynayayım, hikayelerimi yazayım, hayal kurup kendi kendime mutlu olayım. Bana saldırmanın size ne faydası var?
(-) "Ben eleştiriyorum! Sen nasıl benim eleştirme hakkımı kısıtlarsın!"
Aslında eleştirme hakkınızı çok kolay kısıtlayabilirim, mail adreslerimi kapatırım, sitede bir mail bırakmam, yorum yollama kutusu açmam, forumları kapatırım, netteki diğer awakencordy'leri ulaşılmaz hale getiririm, vs vs. Bu da benim hakkımdır, sandığınızın aksine.
Ancak eleştiri hakkınızı kısıtlamıyorum, buyrun siz ilk yapan olun. (O da ayrı tabii, nedense herkes eleştirilmediğimi düşünerek bunu ilk kendisinin yaptığını sanıyor) Ama sınırı aşıp benim kişiliğime, hayatıma, kararlarıma saldırdığınızda siz de geri püskürtmeme hazır olun. Siz tanıdığım biri değilsiniz, bu saldırdığınız noktalarda da bunu yapmaya hakkı olmayan birisisiniz. Lütfen kendinizi o noktada görmeyiniz.
(-) "Herhangi bir tepkiyi madem 100 kere gördün, düzelt!"
Düzeltemem. 405'in konusunu değiştiremem, karakterleri oturup baştan yazamam, devamını yazabilecekken oturup 5 sene önce yazdığım şeylerin büyük küçük harflerini düzeltemem. Bunun bana sağlayacağı bir katkı yok. Bu haliyle okuyup anlayabiliyorsanız, devam edebilirsiniz. En sık suratıma çarpılan büyük küçük harf problemi ileriki ciltlerde temizlenmiştir.
(-) "Konu çok çakma! Aynı Buffy!"
Çünkü Four ilk başta bir Buffy senaryosuydu. İlk yazımda Four'un ilk 1/3'ü Buffy senaryosu olarak tasarlandı, sonra vazgeçtim ve kendi evrenimi kurdum, tarihini ben yazdım, ben oluşturdum. İlk bölümlerdeki vampir/koruyucu ıvır zıvırı evet Buffy'nin vampir/avcı olayından çakma durur. Bu sitede gördüğünüz hal 405'in 2. baskısıdır.
Ancak 405 bir Buffy çakması değildir, sabreder de ilerlerseniz, görürsünüz.
(-) "Ben bunu yıllar önce Spike/Myra olarak okudum sanki! Ne oldu buna!?"
Çünkü Four ilk başta bir Buffy senaryosuydu. İlk yazımda Four'un ilk 1/3'ü Buffy senaryosu olarak tasarlandı, sonra vazgeçtim ve kendi evrenimi kurdum, tarihini ben yazdım, ben oluşturdum. Bu sitede gördüğünüz hal 405'in 2. baskısıdır.
(-) "405 oldukça acemi, FOUR'u okuyorum, o ne acemi yazış, betimleme desen felaket!"
Olabilir. 2003 yılında başladığım bir hikaye, o zamanlar öyle yazıyordum. Ve yazdığım bunca şeyde hiç tekrar gözden geçirme yapmadım, yapmam gerekliliği yoktu, böyle yayınlıyorum. Yayınlamadan önce bir edit yaptığımı hiç iddia etmedim.
Yazış acemidir, olabilir, ben hala acemiyim. Acemilik yanlış bir kelime aslında, kendime göre olabileceğim halden çok daha gerideydim o zamanlar. Şu anda da olabileceğim halin neresindeyim bilmiyorum, ama ilerlemeye çalışıyorum. Bu yazılarıma da yansıyor, ancak her şeyi şu anki olgunluğuma çekmek için tekrar tekrar editleseydim, yeni bir şey yazamazdım.
(-) "Neden Geniş Zaman!? & Büyük Küçük Harf Yok!"
Sakin cevap ;
Geniş zamanda yazmak benim kişisel tercihim. Geniş zamanda yazdığım için neden taşlandığımı anlamıyorum, ama ben nasıl geçmiş zaman sevmiyorsam, geniş zamanı sevmeyenleri de anlayabiliyorum. Sadece ben geçmiş zamanda yazanları taşlamadığım için ben neden taşlanıyorum, onu anlamış değilim.
Geniş zamanda yazdığımda insanların anlayabildiğini, zevk alabildiğini gördüm, o yüzden benim için problem yok. Beğenmiyorsanız, lütfen okumayınız, ne gerek var ki?
Büyük küçük harf ise, o dönemlerde o şekilde yazdığımdandır. Özel bir sebebi, dile isyan, şu bu yok. O zamanlar öyle yazıyormuşum. Bu kadar. Şu anda da 405'in devamını yazabilecekken oturup 5 sene önce yazdığım şeylerin büyük küçük harflerini düzeltemem. Bunun bana sağlayacağı bir katkı yok. Bu haliyle okuyup anlayabiliyorsanız, devam edebilirsiniz.
En sık suratıma çarpılan bu problem ileriki ciltlerde temizlenmiştir.
Çileden çıkmış cevap ;
Lütfen bana ilk birkaç cilde dair "Neden geniş zaman?" ya da "Büyük küçük harf yok!" nefret mailleri atmayın. Salak değilim, büyük küçük harf olmadığını görebiliyorum. Canım geniş zaman istediği için de geniş zaman yazıyorum, bitti, nokta, gerisi sizi ilgilendirmez. Beğenmiyorsanız siteden çıkmanın yolunu biliyorsunuz.
Böyle konuşmayı istemiyorum ama konuşturtuyorlar. Böyle manasız ve gereksiz mailler almaktan bıktım. Başa dönüp editlemeyeceğim ve geniş zamanda yazmayı da bırakmayacağım. SON.
Bu konuda bana gelmiş bir mail, elimin altında bu var o yüzden dokunmadan koyuyorum :
Yaş?: 16
Bu kadar da Buffy çakması bi kitap olabileceğini tahmin etmezdim 405'in, klişelerle dolu, orijanillikten yoksun, betimleme fakiri... Etrafta dolaşan iki üç betimleme o kadar birbirinin aynı ki, bir karakter çıktığında kendi kafamdan uydurmaya başlıyorum artık. Sarı saçı mavi gözü vardı, kaşı kara gözü bilmemneydi, yok şunu giymiş şu kadar güzeldi, şu kadar gülümserdi bu kadar osururdu, ya yapmayın allah aşkına. Siz hiç edebiyat dersi almadınız mı? Geniş zaman nedir bilmez misiniz? Sallamasyon bir örnek;
"Myra elinde kahvesiyle hala alışamadığı çiçeklerden oluşan büyük bahçede, sakin adımlarla yürürken, James ileride onu izliyordur."
Yani Myra her o bahçede yürüdüğünde, James onu izliyor olacak öyle mi? Myra genellike o bahçede yürüdüğünde, James genellikle onu izler, bu mudur? Evet ÖYLE. Çünkü geniş zaman BUDUR. Geniş zaman alışkanlıkları, genel yaşayışları, genellikle yapılan şeyleri, yani bür süreklilikte olan şeyleri anlatır. Söylenen şeylerin bir düzen içerisinde olması gerekir. Yazarlıktan dem vuruyorsunuz, peki sayın yazar, söylermisiniz bir yazar nasıl YAZIM kurallarını görmezden gelebilir? Siz daha ne siniz ki milyonlar satmış bir yazarın bile yapmadığı kendini beğenmişliğin tümüne sahipsiniz? İnternette okunuyor olan bu sözde kitap, sizi üst noktalara mı getirdi? Madem mükemmelsiniz, bastırın bakalım kitabınızı. Editör yazım hatalarını düzeltmekle uğraşırken, yıllar geçer de, olgunlaşırsınız belki "LOL" ;)
Siz de böyle düşünüyorsanız, aşağıda bir kere cevap vereceğim ;
Bu terbiyesizliktir, gereksizliktir, buna 'nefret maili' denir, yapanlar da zaten genelde mail adreslerini veremedikleri için bu kadar saçarlar. Bana böyle şeyler yollamayın, çünkü göz devirmekten başka bir şey yapmıyorum.
Geniş zaman : Tercihim. Bitti. Nokta. The End. Finito. Daha başka? Size düşmez, siz kimsiniz ki pardon nasıl yazmam gerektiğine karar veriyorsunuz?
Büyük küçük harf problemi konusunda söyleyebileceğim şey gelecek ciltlerde o problemin düzeldiğidir. O yıllarda öyle yazıyordum, bitti. Tekrar editlemedim, editlemek isteyen varsa buyursun, defteri verebilirim.
Betim, yazı, ıvır zıvır, beğenmeyebilirsiniz, beğenmezseniz söyleyebilirsiniz de! Elbette beğenmeyebilirsiniz, ama ben sizin muhteşem zevkinizi %100 doyuracağımın garantisini hiçbir yerde çarşaf çarşaf yazmadım, o yüzden sanki öyle demişim gibi bana "bu mu yani?" mesajları atmanız kadar çocukça bir şey olamaz. Sizi tanımam etmem, size çalışmadığımı hatırlayın lütfen.
Bana göre 405'in yazım tarzı, kalitesi, şusu busu sonraki ciltlerde çok daha iyi bir hale geldi, ama size göre gelmeyebilir, odun değilim, bunu anlayabilirim. Ama hak verin ki, ben bunu kendim sevmesem yayınlamazdım. Yayınlayabilmek için zaten seviyor olmam gerekir, kendi yazdığım bir şeyi sevme hakkım da hepinizden fazla sanıyorum ki.
Ayrıca şu editör masalından da bana gına geldi. Nerede dedim ben "Bunları alıp editöre koşacağım ve milyonlarca kitap saçacağım!" diye? Nerede uyduruluyor bunlar? Herkes bir yerlerden böyle salak saçma şeyler yaratıyor, sanki 405'in bu haliyle ben bir şeyler yapmışım gibi davranıyor. Saçma sapan konuşmayın lütfen.
Ve ayrıca benim geleceğimi bu kadar da merak etmeyin, çünkü inanın bu medyanın, basının, redaktörlerin ve editörlerin ne olduklarını, nasıl çalıştıklarını, bir halt sandığınız yazarların çoğunun düzgün bir Türkçe cümle bile kuramadıklarını sizden daha iyi biliyorum. Sizler o yazarların editörlersizce bir anda öyle kitaplar çıkarttığını sanadurun, ya da editörlerin aslında kitapları mucizevi bir şekilde muhteşem hale getirdiklerini sanın, ama ben farkındayım, merak etmeyin. Ben o dünyada büyüdüm, hala da oradayım.
O yüzden iki ihtimal var: a) Kitaplarım basılır ve sizler çenenizi kapatıp oturursunuz, ya da b) Kitaplarım falan basılmaz ama sizler yine çenenizi kapatıp oturursunuz zira sizi ilgilendirmez.
Gerisindeki saygılı okuyuculara teşekkür ediyorum, isteyen devam etsin, istemeyenler de umarım istedikleri kaliteyi bir yerde bulabilirler.
(+) "Neden Geniş Zaman!? & Büyük Küçük Harf Yok!"
Bugün plankton'a tamamen bir tesadüf eseri girdiğimde gelen bir maile yazdığın cevabı okudum. Ve cevap yazma isteği duydum. Umarım bu tarz maillerin yanında benimki gibi sana destek olanlarınkileri de alıyorsundur.
Ben Türkiye'nin güzide üniversitelerinden birinde edebiyat okudum hatta şu an aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktayım. Bu yüzden biraz da yazım ve imla gerekliliği kısıtlamasına takılanları gördükçe sinirlerim tepeme çıkıyor, eğer kabul ederlerse uzman olduğumu iddia edecek kadar bu işteyim. Gerek pratikte gerekse düşüncede. Bu insanların edebiyat konusunda okuduklarının bir elin parmaklarını geçmediğini ya da okudularsa onlardan çok az şey alabildiklerini düşünüyorum.
Edebiyat kendini yansıtma sevdasıdır en başta. Ki seninkilerde gerek araya giren notlarda gerekse anlatışta seni görebiliyorum. Louis Aragon hiçbir şiirinde büyük harfle başlamaz mesela ama bu onun "mutlu aşk yoktur" gibi mükemmel bir şiiri yazmasına da, bununla ünlenmesine de engel olamamıştır. Cemil Meriç bile -ki kendisi de gayet büyük bir şairdir- ona bu saygısından şiirini uyarlarken aynı şekilde devam etmiştir. Türk edebıyatında da aynı şey geçerli.
Zaman seçimine gelince bir dile dolanmış "geniş zaman" ibaresidir gidiyor ki temcid pilavı gibi iki de bir sana sunuluyor. Bu bir üsluptur, kimse sana karışamaz, nasıl betimlemede bir ağacı mavi de yapsan hayal gücü deyip geçeceğimiz gibi, aynı şekilde cümlenin gelişine de karışamaz kimse. Sen de bunu gayet iyi anlatıyorsun zaten ama sırf bunun herkesçe böyle düşünülmediğini bil diye yazıyorum bunları şu an. Ki kimse de kimseye bunları okuman lazım diye zorla okutmuyor katılınmayan bir fikrin olursa da hakaretsiz kelimelerle ifade edilebilir yorum kutuları var en aşağı da ki çoğu insan kullanıyor. Neyse...
Kendine iyi bakman dileğiyle, her zaman güvenle.
- Okuyucunun adını yayınlamıyorum, ne der bilmiyorum.
|